DOLAR 7,4181
EURO 8,9857
ALTIN 437,71
BIST 1.467
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 5°C
Çok Bulutlu
İstanbul
5°C
Çok Bulutlu
Cum 9°C
Cts 11°C
Paz 13°C
Pts 13°C

Ali Babacan yaptığı konuşma sırasında ağladı

DEVA Partisi’nin 1. Olağan Kongresi’nde konuşan Ali Babacan, 28 Şubat döneminde ODTÜ’de okuyan kız kardeşinin başörtüsü taktığı için üç defa uzaklaştırıldığını açıklarken ağladı.

Ali Babacan yaptığı konuşma sırasında ağladı
29.12.2020
A+
A-

Ali Babacan’ın genel başkanlığını yaptığı DEVA Partisi, 1. Olağan Kongresi’ni bugün Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirdi.”Türkiye’nin DEVA’sı hazır” sloganıyla ve salgın koşulları nedeniyle hafta içinde yapılan kongreye sadece parti yöneticileri ve delegeler katılım sağlıyor. Kongre öncesi tüm delegelerin koltuklarına Türk bayrağı ve parti bayrakları yerleştirildi.

Genel Başkan Ali Babacan’ın tek aday olması beklenen 1. Olağan Büyük Kongre’de partinin 600 delegesi, 50 üyeli Genel Merkez Yönetim Kurulu (GMYK) ve Genel Merkez Disiplin Kurulu üyelerini belirleyecek.
Kürsüye alkışlarla gelen Babacan’ın konuşmasının başında gözlerinin dolması ve sesinin titremesi dikkat çekti.

Ali Babacan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Hazine’nin borcu son iki yılda tam ikiye katladı. Yazık günah değil mi? Bu kadar mı kıymetli bu koltuk? Beka beka diyorlar. Bir kişinin bekası bu. Memleketinin bekasını düşünen iki yılda bu borcu böyle katlamaz. 13 yıl bakanlık yaptım. Bir tane örnek verebilirler mi hangi akrabamı hangi pozisyona getirmişim. Bir tane örnek veremezler.

Ülkemizde maalesef hukukun üstünlüğü yerine bir insanın keyfi kararlarının üstünlüğüne biat ediliyor. İnsan hak ve özgürlükleri her gün çiğneniyor. Geçmişte ezilenler, başkalarını ezmeye başladı. Ezilmenin ne demek olduğunu ezilen bilir. Ezilmenin ne olduğunu bilen başkasını ezmez. Kimse ezilmesin diye DEVA geliyor.

Belediyelere teker teker kayyum atanıyor. Şimdi bir kanun çıkardılar derneklere de kayyum atamanın yolunu açtılar. Utanmasalar bir kanun daha çıkarıp siyasi partilere de bari kayyum atayalım da bitirelim şu muhalefeti diyecekler. Utanmasalar bunu da yapacaklar.

Kayyumlar ülkesi olduk. Şirketlere kayyum, belediyelere kayyum, derneklere . Burası 84 milyonluk bir ülke. Bu ülke büyük bir ülke. Bu ülkeyi kayyumlarla yönetemezsiniz. Bu ülkeyi yönetmenin yolu bu ülkenin kalbini kazanmaktır. Biz işte bunu yapıyoruz. Kalplerden kalplere köprü inşa ediyoruz.

28 Şubat döneminde ODTÜ’de okuyan kız kardeşim başını örttüğü için üç defa okuldan uzaklaştırma cezası aldı. Benim siyasete girmemin nedeni bütün bu yaşananlara karşı bir isyandı. Bir daha kimse bu yasağı getirmeye cüret edemez.

Halkın iradesini yok sayıyorlar sivil toplum kuruluşlarına baskı kuruyorlar koskoca devlet hukuka sadakat yerine tek bir kişiye sadakat kıstasıyla yönetiliyor. Rant uğruna şehirlerimizi katlediyorlar. Ülkenin doğal kaynaklarını yok ediyorlar koskoca ülkenin dış ilişkilerini bir zamanlar itibarlı olan bir ülkenin Dışişleri Bakanı olmanın gururunu yaşadım. O itibarla ülkenin o itibarlı ülkenin maalesef uluslararası camiada ya da itibarlı güvenini yerle bir ettiler.

Bir dış ilişkileri bir kişinin şahsını merkezine alan dürtülerle yönetiyorlar. Ülkemizin dünyadaki itibarini yerlerde süründüremezsiniz 84 milyonluk bu büyük ülke liyakatsız dar bir kadro ve tek bir karar merci ile yönetilemez.

İşçiye, emekçiye onurunu aşağılayan sefalet ücretleri reva görülüyor. Şu açıklanan asgari ücrete bakın bunların çarşı pazardan, gerçek hayattan haberleri yok artık, yazık günah. Çaresiz esnafımızın yanındayız. Borçlarla uğraşan çiftçimizin yanındayız. Emeklilerimizin yanındayız. Etnik kimliği nedeniyle hor görülen tüm vatandaşlarımızın yanındayız. Çığlığını tüm dünyaya duyurmaya çalışan kadınlarımızın yanındayız. Sınavlarda yüksek not almasına rağmen mülakatlarda haksızlığa uğrayan gençlerimizin yanındayız.

Ülkeyi yönetenlerin bizzat kendileri artık güvenlik riski oluşturuyor. Ekonomik güvenliğimiz, sağlık güvenliğimiz risk altında. Taraflı Cumhurbaşkanı, akraba bakan el ele verdiler yıllardır biriktirilen döviz rezervini eksi 49 milyar dolara indirdiler.”

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.